“İnsanlar Bozuldu” Deyişine Karşı Bir Bakış AçısıBazı durumlarda, “İnsanlar bozuldu” gibi ifadelerle karşılaşabiliriz. Bu tür sözleri duyduğumuzda, derinlemesine düşünmek ve bu ifadelerin ardında yatan mesajı anlamak önemlidir. Nitekim, peygamberimizin (s.a.v.) bu konuda söylediği bir hadis-i şerif, bize yol göstermektedir.
Hadis-i Şerifin Anlamı"Kişinin ‘insanlar bozuldu’ dediğini duyarsanız, anlayın ki o şahıs en fazla bozulanların içindedir" buyurmaktadır. Bu söz, aslında bir uyarı niteliğindedir. Buna göre, çevresindeki her şeyi olumsuz ve bozulmuş olarak gören kişi, aslında kendi iç dünyasındaki problemleri yansıtıyor olabilir. Müslümanlar, zorluklar ve olumsuzluklar karşısında umutsuzluğa kapılmak yerine, her koşulda iyiliği ve güzelliği yaymaya odaklanmalıdır. Kötü haberler yayarak veya mevcut durumu karamsar bir şekilde yorumlayarak insanların umudunu kırmak yerine, daha yapıcı bir tavır sergilemek gerekir. Elbette, mevcut olumsuzluklardan duyulan üzüntüyü dile getirmek farklıdır, ancak bu durumun bir çözümsüzlük olduğu anlamına gelmemelidir.
Günümüzdeki ÖnemiBu hadis-i şerif, özellikle günümüzdeki bilgi bombardımanı ve enformasyon savaşları düşünüldüğünde daha da önem kazanmaktadır. Kasıtlı olarak moral bozucu, umut kırıcı ve yanlış bilgilerle Müslümanların zihnine nüfuz etmeye çalışanlara karşı uyanık olmak gerekmektedir. Bu tür etkenlere karşı dikkatli olmak, kendi inancımızı sağlam tutmak ve etrafımıza olumlu bir enerji yaymak bizlerin sorumluluğudur."Kişinin 'İnsanlar Bozuldu' Dediğini Duyarsanız..." Hadisi
Hocam “Kişinin ‘insanlar bozuldu’ dediğini duyarsanız anlayın ki o şahıs en fazla bozulanların içindedir” hadisi şerifini okudum bugün. Bu sözü hocamız da söylüyor hacımız da. Burada anlatılmak istenen nedir?
Sözün ettiğiniz hadisi şerif sahih bir hadistir. (Malik Müslim Ebu Davud ve Ahmed tarafından rivayet edilmiştir.) Hadisi şerifin özet olarak vermek istediği mesaj şudur: Müslüman sıkıntıları kötülükleri ve belaları sayma uzmanı değildir. Bilakis Müslüman ölürken hatta kıyamet koparken bile elindeki fidanı dikmekle mükelleftir. Böyle olması gerekirken Ümmet battı iş bitti yandık helak olduk şu kötü bu berbat türünden haber spikerliği yapanlar bir anlamda Müslümanların umudunu tüketmektedirler. Böylece de kötü duruma katkı yapmaktadırlar. Yoksa mevcut kötülüğün artmasından endişe eden bir Müslüman’ın esefini beyan etmesi böyle değildir.
Buradan bilhassa çağımızda enformasyon savaşlarının ne denli güçlü bir savaş çeşidi olduğunu da çıkarabiliriz. Müslümanların morallerini düşüren etkenlere karşı dikkatli olmaya mecburuz.